Alt 23 Nisan 2015, 19:36   #1
Senior Member
 
Üyelik tarihi: 07 Şubat 2015
Mesajlar: 6,205
Standart Efsane lider sinemaya da damgasını vurdu




Güney Afrikalı büyük önderi canlandıran ünlü İngiliz aktör İdlis Elba Milliyet.com.tr'ye konuştu; Mandela'nın hayatını özellikle de gençlik dönemini canlandırmak oldukça zordu. Çünkü gençliğine ilişkin fazla veri yoktu"Elba; Londra’da Türkiyelilerin yoğun yaşadığı Hackney bölgesinde büyümüş başarılı bir aktör.


Efsanevi lider Nelson Mandela’nın Güney Afrika’nın bağımsızlığı için verdiği mücadeleyi anlatan ‘Mandela: Özgürlüğe Giden Yol’, 4 Nisan’da Türkiye'de vizyona giriyor.


Holywood'un ve İngiltere'nin başarılı siyahi aktörü İdlis Elba (41)Londra'daki ünlü Soho Otelinde Milliyet'e konuştu. Golden Award sahibi Elba, NELSON MANDELA'nın tüm dünyada en çok satanlar listesinde yer alan otobiyografisinden senaryolaştırılan Mandela : Özgürlüğe Giden Uzun Yol da Mandela'nın ölümsüz hikayesini beyaz perdeye taşıdı. The Other Boleyn Girl filminin yönetmeni Justin Chadwick'in yönetmenliğinde çekilen filmde (Mandela'nın eşi Winnie Madikizela Mandela'yı Karayip Korsanları ve Skyfall ile dikkati çeken Naomie Harris canlandırıyor.

Elba filmde rol almanın büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek, "rol de bir o kadar zordu" dedi.
Babası Sierra Leonalı annesi Ghana'lı olan İdlis, televizyon, tiyatro ve film sanatçısı. Aynı zamanda yapımcı, rapçi, ve DJ.
Atletik vücudu, geniş omuzları, mütevazi tavırları gülümsemesi ile özellikle kadın hayranlarının gönlünde taht kurmuş bir oyuncu.
Pasifik Savaşı, Prometheus, Thor , Wire gibi yüksek bütçeli filmlerde de rol alan İdris ile sıcak bir sohbetimiz oldu.

Mandela rolünü size teklif etmelerini bekliyor muydunuz? ne düşündünüz?

Doğrusunu söylemek gerekirse elbette ki beklemiyordum ve ilk duyduğumda çok şanslı olduğumu düşündüm. Böyle bir rolü kim istemez ki?

Hiç korkmadınız mı ? Sonuçta dünya tarihinde önemli bir yeri olan, gerçek bir karakterin hayatını oynadınız?

Tahmin ettiğin gibi korktum. Büyük bir sorumluluk olacağını, kolay olmayacağını elbette biliyordum. Başarılı olmak için çok çalıştım.


Bildiğim kadarı ile de çocukluğunuz Hackney’de yani Türkiyelilerin yaşadığı bölgede geçmiş.
Evet çocukluğum ve gençliğim burada ve Hackney bölgesinde geçti. Biliyorum senin ülkenden gelen göçmenlerin çoğu bu bölgede yaşıyor. Sizinkilerden de çok arkadaşım olmuştu. En yakın arkadaşımın adı Şensoy'du.

Sanat hayatınız nasıl başladı , Yani oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında bir gecede karar verdim. Babam Ford Fabrikasında çalışıyordu. Tiyatro okuyordum ve okuldan sonra harçlığımı çıkarmak için babama yardıma gidiyordum. Babam 30 yıldır orada çalışıyordu. Galiba babam gibi olmak istemedim. Ertesi gün New york'a tek yön bilet aldım. Çünkü gazetede 1.90 m boyunda basketbol oynayabilen siyah aktör aranıyor ilanını görmüştüm. Basketbol oynamıyordum ama yine de başvurdum. Gerisi geldi.

Sadece yakışıklı değil aynı zamanda alçak gönüllüsünüz. Bunun için mi hayranlarınız bu kadar fazla.
(Gülüyor) Bilmem. Hayranlarımı ben de çok seviyorum.

Bu arada söylemeden edemeyeceğim. Fiziksel olarak Mandela'ya benzemiyorsunuz, ayrıca bu kadar saygı duyulan birini canlandırmak kolay oldu mu?

-Evet. Benzemiyorum. Ama benzememem daha iyi oldu. Ona çok benzeseydim canlandırmam daha zor olurdu. Çünkü özellikleri seyirci daha çok ayırt edebilir. Hele de Afrikalılar. Hikâyenin ruhunu ne kadar iyi verirseniz o kadar seyirciden olumlu geri dönüşümünüz oluyor. Filmin ilk bölümünde olan Mandela'nın gençliğine ait fazla bir referans olmadığı için aktörün yorumunu izliyoruz. Justin le birlikte çok düşündük, gençliğinde ses tonu nasıldı, enerjisi nasıldı? Büyük bir çalışmaydı, sanıyorum bunu başardık. Daha çok hayat hikayesine odaklandık diyebilirim. Yani seyircinin “Ah bu anı hatırlıyorum” demesini sağladık. Zaten seyircinin çoğunluğu da genç Mandela’yı tanımıyor. Fakat yaşlı Mandela’yı bütün dünya tanımıştı. Onun için ileri yaşları bizim için daha önemliydi.


Mandela’nın hayatını tekrar tekrar okumuş olmalısın.

Elbette. Ne yazık ki çocukluğu ve gençliği hakkında elimizde fazla referans yoktu. Bu da bizi zorladı. Mandelaya ait en az 45 saatlik dokümanter izledim. Filmin çekimleri 3 yıl sürdü.

Gençliğini mi yoksa yaşlılığını oynamayı sevdiniz?

Gençliğini oynamak zordu , tabii ona benzemediğim için biraz rahatsızdım. Daha sonraları "seyirci de genç Mandela'yı tanımadı, bu o olmalı " diye düşündüm., ama yaşlılığını daha çok sevdim çünkü asıl başarısı olgun dönemlerde ortaya çıkıyor ve o doneme ait bir çok belge ve dokümanter vardı.

Güney Afrika tarihini ve bölgeye ilişkin bilginiz var mıydı?

Samimi konuşmak gerekirse Mandela ve Güney Afrika konusunda düşündüğüm kadar bilgili olmadığımı gördüm, hatta dürüst olmak gerekirse Afrika gerçeğine bilinçaltımı kapatmışım. Üstelik ben bir siyahım. Hep "biz" ve "onlar" olan bir ortamdaydım. Ama bu da yeterli değil. Ezbere bir ayrım gibi. Ama Mandela' ve onun mücadelesini babam yakından takip ediyordu. Hiç unutmam Mandela hapisten çıktığı gün babam müthiş heyecanlıydı. Ancak o zaman Mandela'nın hapisten çıkmasının Güney Afrikalılar için ne kadar önemli olduğunu anlamıştım.

Mandela ile tanıştınız mı?

Hayır. Ne yazık ki tanışmadım. O dönem oldukça hasta ve zayıftı. Tanışmam için fırsat oldu ama ben onu kendi haline bırakmak istedim.

Lehçe konusunda sıkıntı çektiniz mi?

Lehçe benim için film boyunca süren bir projeydi. Mandela’nın 52 yıllık hayatını oynuyordum. Her şeyin haritasını önceden çıkartmıştık. Mandela'nın gençliğindeki lehçesi sonraki yaşlardaki lehçesi de farklıydı. Genç ve yaşlılık döneminde de Mandela'da inanılmaz fiziki ve ses değişiklikleri de var tabii. Güney Afrikalıların konuşması da zaman içinde değişmiştir. Bu nedenle lehçe beni zorladı ve çok çalıştım.

Babanız filmi gördü mü?

Ah evet. Babamı kısa bir süre önce kaybettim. Filmimi gördüğü için çok mutluyum. Çünkü babam filmi seyrederken çok duygulanmıştı. Çok da gurur duyduğunu gördüm. Bu da beni sevindirdi elbette.

Beyazları atmamasına ne diyorsunuz?

Mandela’yı asıl büyüten yanı kan akmasını istememesiydi. Hiçbir zaman beyazlar bana bunu yaptı ben de onlardan intikam alayım modunda olmamış bir liderdi. Barışçı bir liderdi. Sanıyorum empati den kaynaklanıyor. Mandela Afrika tarihini çok iyi biliyordu. Afrikalılar çok eskiden beri ordaymış, ama İngilizler onlardan önce ordaymış.Hollandalılarda. Mandela'nın ülkenin tarihçesini çok iyi biliyor olması ve ülkedeki çeşitliliğin bilincindeydi. İkincisi de "bana yanlış yapıldı ben onlara yanlış yapmayacağım, yanlış yaparak yükselmeyeceğim" diye düşünmesi. Onun yaşam felsefesi de buydu zaten. Mandela'nın sihri de diyebilirsiniz.
Halkı kan isterken bile o kan akmasını istemedi ve hep engelledi. Bu da saygınlığını artırdı. Barışın teminatı olan liderlerdendi.
Film Mandela’nın ölümüne yakın zamanda vizyona girdi. Gençler onu hatırlamıyor bile. Neden daha önce böyle bir film yapılmadı
O hapisten çıktığı zaman da film yapılabilirdi ve yine ses getirirdi. Ama biz bir bütün işlemek istedik. Onun gibi bir lider ya da onu hatırlatan bir lider var mı şimdi. Ondan evvel Gandhi ve bir kaç isim daha sayabiliriz. Mandela'nın Hikayesi çok derinlerde yatıyor, şu günlerde bu film çok şey gösteriyor . Dünyanın içinde buLUNDUĞU DURUMA ÇOK UYGUN. İlham verici aynı zamanda temelde verdiği ders affedebilmek ve sabır

Filmi kronolojik olarak mı çektiniz?

Hayır, fazla paramız yoktu. Bu yüzden bulunduğumuz lokasyonlara bir daha geri dönmemek için bir gün genç Mandela’yı bir gün yaşlı Mandela’’yı oynadım. Koltuğa iki karpuz sığdırmak gibi.
Film Beyaz Saray'da da izlenmiş. Başkan Obama ile Mandela’nın kızları birlikte seyretmiş. Ne söyledikleri hakkında bilginiz var mı ?
Mandela'nın kızları ile filmi seyrettikten sonra karşılaştık. Ağlıyorlardı. Çok beğenmişler. Zaten çekimler sırasında bizimleydiler. Obama'da çok beğenmiş. Hatta bir not yazmış tam hatırlamıyorum ama sanıyorum Mandela'nın kızıyla ilk kez buluştuğu sahneye ilişkin not almış.

Neden sizi seçtiler bu rol için?

Aslında ben ve Naomi öyle büyük isimler değiliz,sanıyorum rolü oynayabileceğimize inandılar, bizden daha ünlü Holywood aktörlerine de gidebilirlerdi diye düşünüyorum belki bizi hem Amerika hem Avrupada tanıdıkları için tercih ettiler.bir de Mandela'nın kazları çok dvd izlerlermiş onlar da beni söylemişler

Sorumluluğu fazlaydı derken neyi kastettiniz?

Filmi yaparken güzel bir film olmasından sorumluydum. Ama Mandela olmadan Mandela olmak oldukça fazla sorumluluk gerektiriyor, bir şekilde onu temsil ediyordum. Bu kadar önemli bir insanın kaleme aldığı kendi yaşam öyküsünü okumak büyük bir tecrübeydi ve rol de bir o kadar zordu ve büyük sorumluluk getiriyordu

Filmi bitirdin. Onu oynadıktan sonra ne hissettin?

O harika biri, muazzam bir hikayesi var umarım onun hayatı birçok kişiye ilham kaynağı olur.Şu anda, aslında ilginç ama Mandela bana ilham kaynağı oldu. Sanki ışık oldu. Bu ışıkla bir çok şeyin üstesinden gelebileceğimi hissediyorum Mandela bana gerçekten çok yardımcı oldu.

Bundan önce aksiyon filmlerinde oynadınız, şimdi Mandela, nasıl bir duygu ?

Ondan önce üç aksiyon filmim var. Bağımsız başka filmlerim de oldu. Elbette en çok önemsediğim rol bu oldu. Hayatın içindeki bir mucizeyi oynadım ben. Bu da benim için şans. Rollerimde çeşitlilik seviyorum. Mandela'yı oynamak beni çok gururlandırdı. Bundan sonra "kick boxing" de yapabilirim. Thor'da ki Heimhell'ı iyice tanımak istiyorum. Rollerimde inandırıcı olmam en önemlisi.

The Wire ın sizin için önemeli olduğunu söylemiştiniz?

Orda bir gangsteri canlandırıyorum. Rolü aldığımda 10 yıllık aktördüm, çok heyecanlandım tabi. televizyon oyunculuğundan film oyunculuğuna geçiş oldukça heyecanlı oluyor tabii. Sanıyorum bu sektöre de katkım oldu. Şu anda televizyon dizileri ve filmler arasında pek fark kalmadı. Çünkü iyi aktörler, iyi yönetmenler TV programları yapıyorlar. Reality Show ların da buna katkısı büyük oldu. Mesela bir drama seyrederken artık, "bu gerçek görünmüyor" diyebiliyorsunuz

The Wire ın sizin için önemeli olduğunu söylemiştiniz?

Orada bir gangsteri canlandırıyorum. Rolü aldığımda 10 yıllık aktördüm, çok heyecanlandım tabi. televizyon oyunculuğundan film oyunculuğuna geçiş oldukça heyecanlı oluyor tabii. Sanıyorum bu sektöre de katkım oldu. Şu anda televizyon dizileri ve filmler arasında pek fark kalmadı. Çünkü iyi aktörler, iyi yönetmenler TV programları yapıyorlar. Reality Show ların da buna katkısı büyük oldu. Mesela bir drama seyrederken artık, "bu gerçek görünmüyor" diyebiliyorsunuz

Bir çok yardım vakıflarıyla yakin temasınız var

Evet bilhassa gençlere yönelik ve onların gelişmesinde faydalı olacak çalışmalarda yer alıyorum ve almaya devam edeceğim.Yıllardır Prens Charles'ın Vakfında çalışıyorum. Gençleri yönlendirmek çok önemli. Onlara fırsat tanınmalı, kurslar düzenlenmeli. Sadece yardım vakıflarına para vermek yeterli değil. Gençlerin yönlendirilmesi için gerekli kurslar, seminerler düzenlenmeli. bunlar için tabii para lazım ama faaliyetler de çok önemli.




meltem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

spacer
konya bayan escort izmir bayan escort porno izle eskisehir bayan escort samsun bayan escort bodrum escort hatay escort canakkale escort manisa escort mersin escort
gaziantep escort rokettube sikiş izle bursa escort

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51